|
|
27/8/2008 - DOST KAZAN
Dost kazan
Seher vakti konup gülün dalına Bülbül gibi şakıyacak dost kazan Mahşer günü yapışacak salına Bir fatiha okuyacak dost kazan
Benim istediğim sevgi dostluğu Sevgi pınarından açsın musluğu Barış alem ile koyma küslüğü Cenazeni yıkayacak dost kazan
Eli dili temiz pek olsun beli Her zaman elinde dostluğun gülü Ortada kalmasın cenazen ölü Kefenini dokuyacak dost kazan
Kalbinden öfkeyi kini kaldırıp Özüne hoş görü sevgi doldurup Nefis denen kör şeytanı öldürüp Ayağını bıkayacak dost kazan
Borani dostluklar bir akan ırmak İnsana yakışmaz küsülü durmak Gönül beytullahtır olurmu kırmak Kin yolunu dıkayacak dost kazan H Ç
|
|
YORUM YAZANLAR (0) :: SENDE BİR YORUM YAZ! :: BAĞLANTI
|
27/8/2008 - HER ŞEY SENDE GİZLİ
Her Şey Sende Gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kâr sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak, Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir. Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin, bunu da öğren,
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...
Can Yücel
|
|
YORUM YAZANLAR (0) :: SENDE BİR YORUM YAZ! :: BAĞLANTI
|
27/8/2008 - BİR GÜN ANLARSIN
Bir Gün Anlarsın
Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz Ama yorgun Ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın
Ümit Yaşar Oğuzcan
|
|
YORUM YAZANLAR (0) :: SENDE BİR YORUM YAZ! :: BAĞLANTI
|
27/8/2008 - ŞİDDETE İSYAN
Kadına şiddet, Günümüzde gündemde. Kadına şiddet diye, Dayak cennetten çıkma, Kadın kaşık düşmanı, Kadınsın otur evinde, Çocuğuna bak. Kadına şiddet!! Bahaneler çook. Kadının sesi çıkmamalı, Kocaya hizmetçi, Aileye hizmetçi, Mutfakta ahçı, Çmaşırcı, bulaşıkçı, temizlikçi, Halı yıkamacı, alışverişçi. En ağır işçi aslında, Kadın ama beylere sorsan, Aşama kadar ne yapıyorki, Laklak çeneden başka, Bunları görevi tabi yapmalı, Kadına şiddet olmaz canım çok ayıp, Erkeğini gülerek karşılamalı, Masa hazır olm alı, İhtiyaçlarını karşılamalı. Yksa sonuç şiddet''mi olmalı. EEEE sevgi nerde? Sorarsan olmazmı canım, Rahat batıyor ona, Elalemin karıları diye başlanır, Fazla şımartmamalı, Kadın kadınlığını bilmeli. Edepsiz olmamalı, Arada bir okşamalı ((şiddet )) Eh o çünkü bir kadın, Eksik etek. Eğreti gelin, Çocukmatik. Besleme, Arada bir belini kırmalı, ((şiddet )) Mazeretler paravan, Bahaneler hazırdır. Adaletsizlikler, asırlardır devam eder, Cezalandırılırlar. Çilekarlar, Doğarlar ailede baba, abi baskısı, Evlenirler, Koca, kayınpeder, kayınlar, İşe girer patron, iş arkadaşları, Her yerde bir vardır, Bir onları inciten soysuz, Bir erkek''im diye geçinen. Şiddet meraklısı bulunur. Adalet yanlarında değildir nedense, Çünkü kanunları yapande erkekeler, Hep karşılarında olmuşturlar, Giyiminden,hareketlerine denetlenir kadınlar, Karışırlar, yaşantılarına, İsyan edenlere feminist derler. Hakkını kullanamaz, Eğitim aldırılmaz, Sonuç bir evde olur hizmetkar. Hala kanun var deriz. Kendimizi avuturuz, Ne evimizde patronuz aslında, Ne yönetimlerdeyiz, Ne mecliste eşitiz, Daima gerideyiz, Şiddet içindeyiz, Çocuğumuz bile şiddet uygular, Yinede sesimizi hiç kimse duyar. (( Ne zaman yenilmez oluruz ?)) (( Omuz omuza her yerde, aynı şartlarda, Eşit olursak, o zaman, Şidete çözüm elde ederiz, yoksa ölene kadar şiddet''le , Yaşamaya mahkumuz. Ama şunu unutmayın sizleride, Bir kadın dünyaya getirdi, Bizleri dövesiniz diye değil. sevgi gösterin diye, Size can verdi, kan verdi unutmayın. İyi düşünün. kalın sağlıcakla şiddetsiz günlere. sevda cn
|
|
YORUM YAZANLAR (0) :: SENDE BİR YORUM YAZ! :: BAĞLANTI
|
25/8/2008 - ÖYKÜ
Mahalledeki iki afacan çocuk, yaramazlıklarıyla tüm mahalleyi bıktırmış.
Kırılan camların, çizilen duvarların, lastiği indirilen otomobillerin, kuyruğuna teneke bağlanan kedilerin sorumlusu, hep afacan kardeşler.
Anne ve baba bu işten iyice usanmışlar....
Sonunda, kilisenin papazına gidip, yardım istemişler.
Papaz da 'çocukları bana gönderin, konuşayım' demiş.
Çocuklar gelmiş.
Papaz önce büyük olanı yanına çağırmış;
Söyle bakalım evladım, Tanrı nerede?'
Çocuk susar...
Papaz tekrar sorar: Evladım söylesene, Tanrı nerede?'
Çocuk susmaya devam eder.
Papaz ısrarla sorar, çocuk yine susmaya devameder.
Papaz, sonunda sinirlenir: 'Konuşsana be çocuk, nerede Tanrı?'
Çocuk, aniden fırlayıp koşar.
Kardeşine de seslenir: 'Kaçalım çabuk!..'Eve giderler ve odalarına girip kapıyı kilitlerler.
Küçük oğlan, büyüğüne sorar: 'Neden kaçıyoruz?'
Büyük yanıtlar: 'Bu kez olay ciddi... Tanrı kaybolmuş, bizden biliyorlar...'
bu günde böyle olsun istedim yüzünden gülümseme hiç eksik olmasın iyi pazarlar arkadaşım
|
|
YORUM YAZANLAR (1) :: SENDE BİR YORUM YAZ! :: BAĞLANTI
|
25/8/2008 - SON SÜRAT GİDİŞ
2008 PazartesiHayat trafiğinde son sürat, Hız yaparken, bulduk kendimizi, Geçmiş yaşamın getirdikleri, Geleceğe bakış, topyekün. Hayatı hatırlamaksa, Hiç unutulmayacak olanların listesi, Kaybettiklerimiz, Unutmak istediklerimiz, Elele tutuşup gezdiğimiz yerler, Çocukça şakalarıma katlandığın, Kısacı anlar,Bizim şarkımız, Bizim ağacımız,bizim masamız, Gittiğimiz o çınaraltı çaybahçesi, Listenin başına yaz, Yoksa hafızanı yokla, kaçamaklarımızı, Şimdi düşünüyorumda, Ellerimi ilk tutuşunu, Hafif bir tebessüm yayılıyor dudaklarıma, Yüz watlık ceryana tutulmuş gibi, Titrediğini, ellerinin terini, ve gittiğimiz, Film''i setretmeyip ellerimi, Sımsıkı tutmanın ne büyük, Bir heyecan olduğunu, seninle, İlgili hiçbir ayrıntıyı, kareyi, Kaçırmadan seni seyrettiğimi, Şimdi gülüyorum kendime, Sığınacak bir yerimiz olmadığı için, Beyazıt, aksaray,gülhane,eyüpE kadar, Yürüyerek konuştuğumuzu, Acımadan ayaklarımıza, Son vites tabanlarımız şişmişti, Günlerce zonklamıştı, Serde gençlik vardı tabi, Bir bilselerdi, seni ne çok sevdiğimi, Seninle beraberken, Zaman dururdu, Evde il sorduklarında, neler uydurduğumu, İyiki fotoromanlar vardı, o zamanlar. Uyumadan önce, o günü gözden geçirir, kritiğini yapardım birde, Yaşadıklarımızın. Köhne çaybahçesi , Çınaraltı masamız, Bizim mekanımız şimdi yok artık, Kaybolmuş hatıralarımz, Hesabını soruyorum yıllara, Seni anlatayım diye,Yeni aşıklara. Yok artık çay bahçemiz, Yerinde binalar dikilmiş, Onlara bakıp hüzünleniyorum. Bir vites değişimi zamanın, Aşımına uğramiş hatıralarımız. Yılların bir dönemecin''De Trafik dur geçilmez yol diyor, Sevgimizi ayakta tutan, Çaybahçesi değil, hatıralardır, Romantik aşk masalımız, Buralarda bitiyor hüzünüm onun için, Artık Aşk, Aşkı, Aşksızlığı bilmeyenlerin, Ellerinde son durakta kalmış, Sevgisiz aşk, arkadaşlık, tutku olmuş, Saygı yok birbirine bakışta, Beklentileri yok birbirlerinden, Yani mutsuzluk, Sabahları önde, Sevgiler kara çalımlarda, Son sürat mutsuzluğa doğru yol alıyorlar. Yorgun gönüller, solgun yüzler, Sevgisiz evliler, çıkarlar ölüm virajında, Nerde o romantik aşklar, Ne ışık kalmış gözlerinde, nede trafikçiler, Yöneten patron oluyor, yönetilen kurban, Egebeli, aşılmaz yollar''da gidiyorlar, Hayat şoförleri sonsuzluğa sonsürat, Biri gelir, biri gider, Kavşağın sonu görünür birden. sevda cn
|
|
YORUM YAZANLAR (0) :: SENDE BİR YORUM YAZ! :: BAĞLANTI
|
25/8/2008 - öykü
Günlerden bir gün zengin , bir baba oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı; insanların ne kadar , fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin evinde iki gün geçirdiler. Köyden oturdukları kente , gelirken baba oğluna sordu; "İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü? ""Evet!" "Ne öğrendin peki?" Şunu öğrendim: Bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa üç. Bizim bahçede çok büyük bir, havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri var Bizim birkaç halımız var, onların yemyeşil, göz alabildiğince uzanan çimenleri Bizim görüş alanımız karşı apartmana kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar. Oğlu sözünü bitirdiğinde babası , söyleyecek bir şey bulamadi Oğlu ekledi; "Teşekkürler, baba. Ne kadar fakir olduğumuzu, gösterdiğin için!'' Hayata biraz da çocukça bakabilmek, dileğiyle… günaydın arkadaşım
|
|
YORUM YAZANLAR (0) :: SENDE BİR YORUM YAZ! :: BAĞLANTI
|
23/8/2008 - AĞLAYAN YAĞMUR TANELERİ
Ağlayan yağmur taneleri | |